Evlilik Doyumu Nedir ve Nelerden Etkilenir?

Günümüzde evlilik, aile ve çift psikolojik danışmanlığı alanında çalışan ve araştırmalar yürüten pek çok uzmanın sıklıkla üzerinde durduğu konulardan biri evlilik doyumu ve bunun bireylerin yaşamlarına birçok açıdan nasıl yansıdığı ya da etki ettiğidir (Jose ve Alfons, 2007). Evlilik doyumu genel olarak çiftlerin uyumlu beraberlikleri sonucu olarak evlilik hayatlarında yaşadıkları memnuniyet ve mutluluk olarak tanımlanmaktadır (Şahin Altun, Polat, Apay ve Olçun, 2020). Toplum içindeki en küçük birlik (Türk Dil Kurumu [TDK], 2019) olan aile kurumunda evlilik doyumunun yüksek olmasının kişisel ve sosyal birçok yararı vardır. Toplumun sürekliliği için sosyal değerlerin sonraki kuşaklara aktarılması ailede başlamaktadır ve bu nedenle sağlam temeller üzerine kurulmuş bir çift ilişkisi, her toplumun fazlasıyla üzerinde durduğu bir birlikteliktir (Tekin Çatal ve Kalkan, 2019). Bunun yanı sıra insanların evlilik ilişkilerinde sağladıkları doyum, yaşamdan sağladıkları genel doyuma büyük oranda etki etmektedir (Tezer, 1996; Kasapoğlu ve Yabanigül, 2018). Bireylerin sahip oldukları yakın ilişkilerin kalitesi güven düzeylerini, fizyolojik ve psikolojik sağlık düzeylerini ve genel iyilik hallerini arttırabilmekte ya da azaltabilmektedir (Hetherington, 2003). Buna bağlı olarak başarılı bir evlilik eşlere duygusal, sosyal ve fiziksel yakınlığı sağlamak konusunda yardımcı olmaktadır (Çağ, 2011). Örneğin farklı etnik kökenlere sahip evli çiftlerle yapılan bir araştırmada evli çiftlerin evlilik doyumları ile psikolojik iyi olma düzeyleri arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu bulunmuştur (Uçar, 2018).

Literatür incelendiğinde evlilik ile fiziksel sağlık arasındaki ilişkiye dair pek çok çalışma olduğu dikkat çekmektedir. İlk yıllarda özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılan araştırmalar evli olmayan kişilerin ölüm oranlarının evli kişilere göre daha yüksek olduğunu göstermiştir (Verbrugge, 1979). Son yıllarda ise farklı kültürlerdeki yapıyı anlamak amacıyla değişik refah düzeyinde olan ülkelerde aile yapısı ile ölüm oranı arasındaki ilişki araştırılmıştır. Refah düzeyinden bağımsız olarak, evli olmanın özellikle orta yaşlı erkekler arasında düşük ölüm oranı ile ilişkili olduğu doğrulanmıştır (Zueras, Rutigliano ve Trias-Llimos, 2020).

Evliliğin aile yapısına olan etkisi incelendiğinde ise sevgi dolu ve çatışmanın az olduğu ailelerdeki çocukların önemli ölçüde daha olumlu benlik algısına sahip oldukları (Bishop ve Ingersoll, 1989) görülmüştür. Bununla birlikte evlilikte olan sıkıntıların ve çatışmaların aile sağlığı üzerinde zararlı etkileri olduğu kabul edilmektedir (Fincham, 2003).  Örneğin anne baba arasında algılanan çatışma karşısında, kız çocukların yalnızlık; erkek çocukların ise akran ilişkilerinde daha fazla zorbalık gösterdikleri ortaya koyulmuştur (Sayıl, Tepe ve Kumru, 2019).

Evlilik doyumunu etkileyen hem kişisel hem sosyal birçok etmen olduğu söylenebilir. Eşlerin birbirleri ile içten bir şekilde ilgilenmesi ve birbirlerinin davranışlarına uygun duygusal tepkiler vermesi (Repetti, 1989), eşlerin kişilikleri (eşlere atfedilen kişisel özellikler, var olma biçimleri, karamsar, düşünceli, sorumsuz gibi davranışları) ve bir çift olarak birlikte yaşama stilleri (Plechaty, Couturier, Cote, Roy, Massicotte ve Freeston, 1996), eşlerin karşılaşılan sorunlarla başa çıkma yani aile yılmazlığı düzeyleri ile iletişim becerileri (Buluş ve Bağcı, 2016) kaliteli evlilik için önemli etmenlerden bazılarıdır.

Evlilik doyumu ile ilgili önemli olarak görülen bir başka kavram da evlenme biçimidir. Evlenme biçimleri özellikle batılı olmayan kültürler için önemli bir yere sahiptir çünkü aşk evliliklerine karşı görücü usulü evlilikler Batılı olmayan ülkelerde var olan bir tipolojidir (Hortacsu, 1999). Severek veya flört ederek evlenenlerin görücü usulü evlenenlere göre evlilik doyumunun daha fazla olduğu görülmektedir (Koyuncu, 2019; Yılmaz, 2020; Xiaohe ve Whyte, 1990). Araştırmalar bazı popülasyonlarda eğitim düzeyinin evlilik doyumunu arttırdığını göstermektedir (Shakerian, 2010; Baneian, Parvin ve Kazemian, 2006; Heaton, 2002; Kılbitmez, 2018). Fakat bazı araştırmalar özellikle evli kadınlarda eğitim düzeyinin artmasıyla evlilik istikrarsızlığı olduğunu ve boşanmaların görüldüğünü öne sürmüştür (Janssen, Poortman, Graaf ve Kalmijn, 1998; Jose ve Alfons, 2007). Eşlerin eğitim düzeyinin birbiri ile uyumu da önemli noktalardan biridir (Zaheri vd., 2016). Özellikle genç öğrenci kadınların eş seçiminde yüksek eğitim düzeyi aradıkları görülmektedir (Foroudastan, Arizi ve Noori, 2009). Eşler arasındaki eğitim düzeyi uyumu benzer bir entelektüel pencereden bakmayı sağladığı için evlilik doyumu ile ilişkilendirilebilir. Eşlerin evlenme yaşı ve evlilik sırasındaki yaşı da evlilik doyumu için önemli bir niteliktir. Evlenme yaşı ne kadar düşerse boşanmalar o oranda artmaktadır (Lee, 1977). Özellikle ileriki yaşlarda evlenen kadınların evlilik istikranın daha fazla olduğu görülmektedir (Heaton, 2002; Demir Erbil ve Hazer, 2018). Fakat eşlerin evlilik sırasındaki yaşlarına bakıldığında ise yaş arttıkça evlilik doyumunun azaldığı görülmektedir (Shakerian, 2010; Özbucak Tıraşoğlu ve İpek; Jose ve Alfons, 2007). Eşlerin evlilik süresinin de evlilik doyumuna etki ettiği bilinmektedir. Özellikle evliliğin orta yıllarında evlilik doyumunun düştüğü yani evlilik süresi arttıkça evlilik doyumunun düştüğü gözlenmektedir (Abbasi, Dehgani ve Mazaheri, 2010; Polatoğlu, 2022). Bazı araştırmacılar bunun sebebini yıllar içinde çocuk yetiştirme, maddi sorunlar ve akraba ilişkileri gibi önemli konularda tam bir anlaşmaya varılamamasına (Zaheri vd., 2016) dayandırmakta ve çocukların evden ayrılmaları ile doyumun artacağını savunmaktadır (Abbasi, Dehgani ve Mazaheri, 2010). Fakat bazı görüşler özellikle çocukların evden ayrılmalarına denk gelen bu yıllarda ebeveynlerin boş yuva sendromu yaşadığını ve bunun evlilik doyumunun düşmesi ile sonuçlandığını belirtmektedir (McCullough ve Rutenberg, 1988). Ekonomik durumun evlilik doyumu için önemli olduğu özellikle aile bütçesi yönetimi (Sağkal ve Turnuklu, 2017) ve aile içindeki borçların (Dew, 2008) evlilik doyumunu etkilediği bilinmektedir. Eşlerin toplam aylık gelirinin evlilik doyumunu artırdığını (Şener ve Terzioğlu, 2008; Demir Erbil ve Hazer, 2018) hatta evlilik öncesinde ekonomik durumu daha iyi olan çiftlerin evlendikten sonra nispeten daha düşük boşanma oranına sahip olduğu görülmektedir (Karney, 2020). Toplam gelirin yanında mevcut araştırmada incelendiği üzere kadınların kendi gelir durumlarının da evlilik doyumu için önemli olduğu söylenebilir. Türkiye’de yapılan bir araştırmada bireysel aylık geliri daha yüksek olan kadınların evliliklerinden daha fazla doyum aldıkları görülmüştür (Kılbitmez, 2018). Son olarak evlilik sayısı ile ilgili araştırmalara bakıldığında ilk evlilik ve ikinci evlilik arasında fark olduğu, bir kere evlenen kişilerin evliliklerinden daha fazla memnuniyet duyduğu görülmektedir (Douglass ve Douglass 1995; Mirecki, Chou, Elliott ve Schneider, 2013). Görülüğü gibi evlilik doyumu söz konusu olduğunda yapılan araştırmalar demografik özelliklerin önemli olduğunu göstermektedir.

Evlilik ilişkileri, kültürel olarak belirlenmiş normlar, gelenekler ve beklentiler tarafından da büyük ölçüde yönlendirilmektedir (Berscheid, 1995). Bireylerin günlük hayatlarındaki birbirleriyle olan iletişim ve ilişkilerini, rollerini ve sorumluluklarını etkileyen temel kavramlardan biri de toplumsal cinsiyettir (Öcal Yüceol, 2016). İçinde bulunduğumuz ataerkil toplum yapısında kadın ve erkek arasındaki eşitsizliğin kültürel değerler aracılığıyla üretilmekte ve nesilden nesle aktarılmakta olduğu aşikârdır (Tuna Uysal, Tan Eren ve Şimşek, 2019). Bir diğer deyişle insanlar kendi biyolojik cinsiyeti ile doğarlar ancak yetiştirilirken toplumun cinsiyetlerine özgü beklediği roller çerçevesinde kız veya erkek çocuk olmayı öğrenerek büyürler (Terzioğlu ve Taşkın, 2008). Kültürel olarak baktığımızda şunu rahat bir şekilde görebiliriz ki toplumsal cinsiyet klişelerine göre erkeğin en önemli rolü ailenin geçimini sağlamak iken kadının en önemli görevi çocuklarını büyütmek ve aile yaşamının devamlılığını sağlamak olmuştur (Moya, Expósito ve Ruiz, 2000). Lerner (1989/2019) bu durumu çok güzel özetlemektedir: “Tarihsel olarak kadınlar biz için beni feda etmeyi öğrenmişlerdir, tıpkı erkeklerin bunun tam tersini yaparak başkalarına karşı sorumlu bağlılık için beni güçlendirmeye teşvik edilmeleri gibi” (s.13). Ve ne kadar üzücü ki Türkiye’deki birçok evli kadın evlilik hayatlarından memnun değildir (Şahin Altun, Polat, Apay ve Olçun, 2020). Sonuç olarak evlilikte iyi bir ev hanımı ya da aileyi geçindirmek gibi idealize edilmiş cinsiyet rolleri yerini eşitlikçiliğe bırakmaya (Lye, Biblarz, 1993) başlamıştır. Örneğin toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin tutumlar ile aile işlevleri arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla farklı kuşaklar ile yapılan bir araştırmada; her kuşakta ve her iki cinsiyette toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin eşitlikçi tutumların arttıkça sağlıklı aile işlevlerine sahip olanların oranının da arttığı bulunmuştur (Paçacıoğlu, 2018). Toplumsal cinsiyet rollerinin evlilik doyumuna etkisini inceleyen birçok araştırma mevcuttur (Ekşi, Güneş ve Yaman, 2018; Erdoğan ve Kahraman, 2019) ve toplumsal cinsiyet uzun yıllardır literatürde evlilik doyumunun bir göstergesi olarak tanımlanmaktadır (Bernard, 1972). O halde bir aileyi yönetmesi gereken ve evlilik doyumunu artıran en önemli prensiplerden birinin kadın erkek eşitliği olması gerektiği gerçeği artık gün yüzüne çıkmaktadır.

Evlilik ilişkisi söz konusu olduğunda önemli olduğu düşünülen bir başka değişken de kişilerarası bağımlılıktır. En geniş anlamıyla kişilerarası bağımlılık, değerli diğer insanlarla yakın ilişki kurma, etkileşimde bulunma ve onlara güvenme ihtiyacı etrafında dönen bir dizi düşünce, duygu ve davranış anlamına gelir (Hirschfeld, Klerman, Chodoff, Korchin ve Barrett, 1976). Yani ilişki içinde olan bireylerden birinin duygu, düşünce ve davranışlarında meydana gelen bir değişme diğerini de etkilemektedir (Beştav, 2007). O halde evli çiftler arasında kurulan ilişkilerin de tüm diğer yakın ilişkiler gibi, bağlanma, sevgi ve aşk duyguları; psikolojik ihtiyaçların karşılanması ve karşılıklı bağımlılık olmak üzere üç temel özelliği olduğu söylenebilir (Berscheid ve Peplau, 1983, akt. Beştav, 2007). Bireyin çocukluk yıllarında geliştirmiş olduğu bağlanma biçimi; yetişkinlik hayatındaki ilişkilerinin şekillenmesinde, eş seçiminde ve evlilik hayatında önemli rol oynamaktadır (Bowlby, 1969). Ainsworth (1972), bağımlılık ile bağlanma arasındaki önemli farka işaret etmektedir. Kadınların evlilik içinde yakınlığa ve bağlılığa değer vermesi güçlerinin önemli bir parçasıdır ancak sorunun, kadınların zaman zaman yakınlığı onay almakla karıştırdıklarında ve evlilik ilişkini özgüvenlerinin tek kaynağı olarak gördüklerinde (Lerner, 1985/2019) ortaya çıktığı söylenebilir. Yapılan araştırmalar hem kadınların hem erkeklerin bağlanma stillerinin evlilik doyumuna etki ettiğini göstermiştir. Her iki eşin de güvenli bir şekilde bağlandığı çiftlerin, güvensiz bir şekilde bağlanan çiftlere göre genel evlilik doyumlarının daha iyi olduğu bulunmuştur (Çağlayan ve İpek, 2019; Uzun, 2017; Senchak ve Leonard, 1992).

Uzm. Psk. Dan. Hazal Oflazoglu Güzelşeme

KAYNAKÇA

Abbasi, M., Dehghani, M. ve Mazaheri, M. A. (2010). Trend analysis of changes in marital satisfaction and related dimensions across family life cycle. Journal of Family Research6(1), 5-22.

Ainsworth, M. D. (1972). Attachment and dependency: A comparison. J. L. Gewirtz (Ed.), Attachment and dependency içinde (s. 97-137). New York: Wiley.

Baneian, S., Parvin, N. ve Kazemian A. (2006). Marital satisfaction of women referring to health care centers in Brojen. Journal of Holistic Nursing and Midwifery, 16(1), 1-5.

Bernard, J. (1972). The future of marriage. New York: Bantam Books.

Berscheid, E. (1995). Help wanted: A grand theorist of interpersonal relationships, sociologist or anthropologist preferred. Journal of Social and Personal Relationships, 12(4), 529-533. doi:10.1177/0265407595124005

Beştav, F. G. (2007). Romantik ilişki doyumu ile cinsiyet, bağlanma stilleri, rasyonel olmayan inançlar ve aşka ilişkin tutumlar arasındaki ilişkilerin incelenmesi.Yüksek lisans tezi, Hacettepe Üniversitesi, Ankara.

Bishop, S. M., & Ingersoll, G. M. (1989). Effects of marital conflict and family structure on the self-concepts of pre- and early adolescents. Journal of Youth and Adolescence, 18(1), 25–38. doi: https://doi.org/10.1007/BF02139244

Bowlby, J. (1969). Attachment and loss: Vol. 1: Attachment. New York: Basic Books.

Buluş, M. ve Bağcı, B. (2016). Evlilik doyumu: aile yılmazlığı ve etkili iletişim becerilerinin rolü. Mehmet Arif Ersoy Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi. (40), 136-153.

Çağ, P. (2011). Evli bireylerde eş desteği ve evlilik doyumu. Yüksek lisans tezi, Hacettepe Üniversitesi, Ankara.

Çağlayan, Y. İ. ve İpek, M. (2019). Çiftlerde bağlanma stilleri, evlilik ile evlilik uyumu ilişkisinin incelenmesi. Aydın Sağlık Dergisi, 5(2), 161-180.

Demir Erbil, D. ve Hazer, O. (2018). Çalışan bireylerin evlilik uyumlarının incelenmesi. International Journal of Eurasian Education and Culture, 3(5), 99-116. https://dergipark.org.tr/tr/pub/ijoeec/issue/41282/418516 adresinden alınmıştır.

Dew, J. (2008). Debt change and marital satisfaction change in recently married couples. Family Relations, 57(1), 60–71. doi:  https://doi.org/10.1111/j.1741-3729.2007.00483.x

Douglass, F. M. ve Douglass, R. (1995). The Marital Problems Questionnaire (MPQ): A short screening instrument for marital therapy. Family Relations: An Interdisciplinary Journal of Applied Family Studies, 44(3), 238-244. doi: https://doi.org/10.2307/585521

Ekşi, H., Güneş, F. ve Yaman, N. (2018). Öğretmenlerin evlilik uyumlarının psikolojik iyi oluşları ve toplumsal cinsiyet rolleri açısından incelenmesi. Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Dergisi, 8(50), 203-233.

Erdoğan, M. ve Kahraman, S. (2019). Evli kadınlarda toplumsal cinsiyet rollerinin evlilikte sorun çözmeye ve doyumuna etkisi. Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi, 12(62), 798-804. doi: http://dx.doi.org/10.17719/jisr.2019.3097

Fincham, F.D. (2003). Marital conflict: correlates, structure, and context. Current Directions in Psychological Science12(1), 23–27. doi: https://doi.org/10.1111/1467-8721.01215

Foroudastan, M., Arizi, H., Noori, A. (2009). Educational elvel as a criterion for choosing spouse and comparing it in male and female students. Refahj8(33), 217-226.

Heaton, T. B. (2002). Factors contributing to increasing marital stability in the united states. Journal of Family Issues, 23(3), 392-409. doi:10.1177/0192513×02023003004

Hetherington, E. M. (2003). Intimate pathways: Changing patterns in close personal relationships across time. Family Relations, 52(4), 318–331. doi:10.1111/j.1741-3729.2003.00318.x

Hirschfeld, R. M., Klerman, G. L., Chodoff, P., Korchin, S. ve Barrett, J. (1976). Dependency—self-esteem—clinical depression. Journal of the American Academy of Psychoanalysis, 4(3), 373–388. doi: https://doi.org/10.1521/jaap.1.1976.4.3.373

Hortacsu, N. (1999). The first year of family- and couple-initiated marriages of a Turkish sample: A longitudinal ınvestigation. International Journal of Psychology, 34(1), 29-41. doi: 10.1080/002075999400087

Janssen, J. P., Poortman, A. R., Graaf, P. M. D. ve Kalmijn, M. (1998). De instabiliteit van huwelijken en samenwoonrelaties in Nederland. Mens en Maatschappij73(1), 4-26.

Jose, O. ve Alfons, V. (2007). Do demographics affect marital satisfaction? Journal of Sex & Marital Therapy, 33(1), 73-85. doi:10.1080/00926230600998573 

Jose, O. ve Alfons, V. (2007). Do demographics affect marital satisfaction? Journal of Sex & Marital Therapy, 33(1), 73-85. doi:10.1080/00926230600998573 

Karney, B. R. (2020). Socioeconomic status and intimate relationships. Annual Review of Psychology, 72(1). 1-24. doi:10.1146/annurev-psych-051920-013658 

Kasapoğlu, F. ve Yabanigül, A. (2018). Marital satisfaciton and life satisfaction: The mediating effect of spirituality. Spiritual Psychology and Counseling, 3, 177-195. doi: 10.12738/spc.2018.3.2.0048

Kılbitmez, R. (2018). Çalışan evli kadınların evlilik doyumu düzeylerinin demografik değişkenler ve ev içi iş paylaşımı üzerinden yordanması. Yüksek lisans tezi, Bahçeşehir Üniversitesi, İstanbul.

Koyuncu, A. B. (2019). Evli bireylerde öznel mutluluk ve ilişkisel mutluluğun evlilik doyumuna etkisi. Yüksek lisans tezi, İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi, İstanbul.

Lee, G. R. (1977). Age at marriage and marital satisfaction: A multivariate analysis with implications for marital stability. Journal of Marriage and the Family, 39(3), 493-504. doi:10.2307/350904 

Lerner, H. (2019). Öfke dansı. (Çev. Gül, S.). İstanbul: Varlık Yayınları. (Özgün çalışma, 1985).

Lerner, H. (2019). Yakın ilişkiler dansı. (Çev. Arda, L.). İstanbul: Diyojen Yayıncılık. (Özgün çalışma, 1989).

Lye, D. N. ve Biblarz, T. J. (1993). The effects of attitudes toward family life and gender roles on marital satisfaction. Journal of Family Issues, 14(2), 157-188. doi: 10.1177/019251393014002002

McCullough, P. G. ve Rutenberg, S. K. (1988). Launching children and moving on. B. Carter ve M. McGoldrick (Ed.), The changing family life cycle içinde (s. 285-309). New York: Gardner.

Mirecki, R. M., Chou, J. L., Elliott, M. ve Schneider, C. M. (2013). What factors influence marital satisfaction? Differences between first and second marriages. Journal of Divorce & Remarriage, 54(1), 78-93. doi:10.1080/10502556.2012.743831

Moya, M., Exposito, F. ve Ruiz, J. (2000). Close relationships, gender, and career salience. Sex Roles42, 825-846.

Öcal Yüceol, S. E. (2016). Toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin tutumlar ile ilişki doyumu ve romantik ilişkilerde akılcı olmayan inançlar arasındaki ilişkiler.Yüksek lisans tezi, İstanbul Bilim Üniversitesi, İstanbul.

Özbucak Tıraşoğlu, S. E. ve İpek, M. (2019). Evli bireylerde evlilik uyumu ve benlik algısı arasındaki ilişki. Aydın Sağlık Dergisi, 5(1), 69-92.

Paçacıoğlu, B. (2018). Üç farklı kuşaktaki evli kadın ve erkeklerin toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin tutumları ile aile işlevleri arasındaki ilişki. Doktora tezi, Hacettepe Üniversitesi, Ankara.

Plechaty, M., Couturier, S., Cote, M., Roy, M.A., Massicotte, J., ve Freeston, M. (1996). Dimensional analysis of past and present satisfaction in relation to present marital satisfaction. Psychological Reports, 78, 657-658.

Polatoğlu, M. F. (2022). Kadınlarda evlilik doyumu, depresyon vekaygı düzeyi arasındaki ilişkininincelenmesi. Yüksek lisans tezi, İstanbul Gelişim Üniversitesi, İstanbul.

Repetti, R. L. (1989). Effects of daily workload on subsequent behavior during marital interaction: The roles of social withdrawal and spouse support. Journal of Personality and Social Psychology, 57(4), 651-659. doi: https://doi.org/10.1037/0022-3514.57.4.651

Sağkal, A. S. ve Turnuklu, A. (2017). Çocukların ebeveynler arası çatışmalara ilişkin algıları: Nitel bir çalışma. Ege Eğitim Dergisi, 18(1), 376-407. doi: 10.12984/egeefd.329139

Sayıl, M., Kındap Tepe, Y. ve Kumru, A. (2019). Ebeveyn çatışması ve ergenin uyum sorunları arasındaki ilişkiler: Anne babanın kontrol uygulamalarının aracı rolü. Türk Psikoloji Dergisi, 34(83), 74-89.

Senchak, M., ve Leonard, K. E. (1992). Attachment styles and marital adjustment among newlywed couples. Journal of Social and Personal Relationships, 9(1), 51-64. doi: 10.1177/0265407592091003

Shakerian, A. (2010). Evaluation of the factors influencing marital satisfaction in the students of Islamic Azad Uiversity in Sanandaj. Scientific Journal of Kurdistan University of Medical Sciences14(4), 40-49.

Şahin Altun, Ö., Polat, Ü., Ejder Apay, S. ve Olçun, S. (2020). Kadınlarda evlilik uyumunu etkileyen faktörlerin belirlenmesi. Ebelik ve Sağlık Bilimleri Dergisi. 3(2), 82-90.

Şener, A. ve Terzioğlu, G. (2008). Bazı sosyo-ekonomik ve demografik değişkenler ile iletişimin eşler arası uyuma etkisinin araştırılması. Sosyal Politika Çalışmaları Dergisi, 13(13), 7-20.

Tekin Çatal, M. ve Kalkan, M. (2019). Evli bireylerin evlilik değerleri, evlilik doyumu ve evlilik tipleri. Yaşam Becerileri Psikoloji Dergisi, 3(6), 179-186. doi: 10.31461/ybpd.601115

Terzioğlu, F. ve Taşkın, L. (2008). Kadının toplumsal cinsiyet rolünün liderlik davranışlarına ve hemşirelik mesleğine yansımaları. C.Ü. Hemşirelik Yüksekokulu Dergisi. 12(2), 62-67.

Tezer, E. (1996). Evlilik ilişkisinden sağlanan doyum: Evlilik yaşamı ölçeği. Psikolojik Danışma ve Rehberlik Dergisi, 2(7), 1-7.

Tuna Uysal, M., Tan Eren, G. ve Şimşek, E. (2019). Toplumsalın doğallaştırılması: Erken evliliklerde toplumsal cinsiyet algısı. Süleyman Demirel Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi, 1(47), 196-220. doi: 10.35237/sufesosbil.569738

Türk Dil Kurumu (2019). Aile. https://sozluk.gov.tr/ adresinden elde edildi.

Uçar, E. (2018). Psikolojik iyi oluş yordayıcısı olarak dindarlık, evlilik doyumu ve problem çözme.Yüksek lisans tezi, İstanbul Ticaret Üniversitesi, İstanbul.

Uzun, K. N. (2017). Bağlanma stilleri ile evlilikte ilişki istikrarı arasındaki ilişkinin incelenmesi. Yüksek lisans tezi, İstanbul Ticaret Üniversitesi, İstanbul.

Verbrugge, L. M. (1979). Marital status and health. Journal of Marriage and the Family, 41(2), 267–285. https://doi.org/10.2307/351696

Xiaohe, X. ve Whyte, M. K. (1990). Love matches and arranged marriages: A Chinese replication. Journal of Marriage and the Family, 52(3), 709-722. doi: https://doi.org/10.2307/352936

Yılmaz, H. K. (2020). Eşle yaşanan sorunlar ile evlilik doyumu arasındaki ilişki.Yüksek lisans tezi, İstanbul Ticaret Üniversitesi, İstanbul.

Zaheri, F., Dolatian, M., Shariati, M., Simbar, M., Ebadi, A. ve Hasanpoor Azghadi, S. B. (2016). Effective factors in marital satisfaction in perspective of Iranian women and men: A systematic review. Electronic Physician, 8(12), 3369–3377. doi:10.19082/3369 Zueras, P., Rutigliano, R. ve Trias-Llimós, S. (2020). Marital status, living arrangements, and mortality in middle and older age in Europe. International Journal of Public Health,65627–636. doi: https://doi.org/10.1007/s00038-020-01371-w